Her Eğitimcinin İzlemesi Gereken 23 Film


Her eğitimcinin izlemesi gereken 23 film EVDE KAL TÜRKİYE Hem Hollywood hem de dünya sinemasında eğitim çok sık konu olmaz filmlere. Konu olsa bile izleyici sayısı milyonları bulanı pek azdır. Oysa her şeyin başı eğitim derken bu kadar az izlenmesi şaşırtıcı değil midir? Uzun zamandır filmlerle ilgili araştırmalar yapıyordum. Fark ettim ki bunları eğitimci gözüyle bir araya getirmek faydalı olacak. Hemen bir araştırmaya giriştim. Gördüm ki çoğunu izlemişim, üstelik çoğu pek çok sitede de aynı amaçla listelenmiş. Listelenirken kimi zaman siyasi kimi zaman beğeni fikirleri ön plana çıkmış. Neticesinde herkesin hemfikir olduğu filmler olsa da bazılarına hiçbir listede rastlamadım. Bu filmler sadece eğitimcilerin izlemesi için değil aslında. Ebeveynler, kardeşler, çocuklar, bir başkasının hayatına dokunan herkes, en azından insan ilişkilerini ve hayatı sorgulayan herkes izlemeli. Bir de izlerken beklentimiz, kimin baş rolde oynadığı ya da ne kadar heyecanlı olduğu değil de, hemen her karesinde kendi yaşamlarımızdan bulacaklarımız olsun. İyisi mi siz şimdi listeden bir tane seçin ve bugün izleyin. Ardından her gün en az bir tanesini izlemeye çalışın. Bu bile 23 gününüzü alacak… zinciri bozmayın 😉 Tabii inşallah bizler bu salgından dolayı bu kadar evde kalmayacağız… Dikkat! filmler herhangi bir öncelik sıralaması taşımaz. Hiçbiri için pek çok sitede karşılaşacağınız yorumlar yazılmamıştır. Çünkü her biri ön yargısız izlenmeyi hak ediyor. Eklemek istediklerimiz olursa lütfen yorum kısmına yazın. Corona virüs vakasına karşı lütfen duyarlı olalım ve mecbur kalmadıkça evden çıkmayalım.

#EVDEKALTÜRKİYE#evdekal#EvdeKalTürkiye#EnİyiEğitimciFilm

Her eğitimcinin izlemesi gereken 23 film Listesi

1.Cennetin Çocukları Children of Heaven Yönetmen: Majid Majidi Yıl: 1997

2. Yerdeki Yıldızlar (Her Çocuk Özeldir diye de bilinir.) Taare Zameen Par Yönetmen: Aamir Khan, Amole Gupte Yıl: 2007

3. Can Dostum Good Will Hunting Yönetmen: Gus Van Sant Yıl: 1997

4. Kör Nokta The Blind Side Yönetmen: John Lee Hancock Yıl:2009

5. İki Dil Bir Bavul On the Way to School Yönetmen: Özgür Doğan Yıl:2008

6. Tehlikeli Oyun Die Welle Yönetmen: Dennis Gansel Yıl:2008

7. Whiplash Yönetmen: Damien Chazelle Yıl:2014

8. 3 Aptal 3 idiots Yönetmen: Rajkumar Hirani Yıl:2009

9. Sınıf Entre Les Murs Yönetmen: Laurent Cantet Yıl:2008

10. Canım Öğretmenim Monsieur Lazhar Yönetmen: Philippe Falardeau Yıl:2011

11. Özgürlük Yazarları Freedom Writers Yönetmen: Richard LaGravenese Yıl:2007 12. Black Yönetmen: Sanjay Leela Bhansali Yıl:2005

13. Detachment Yönetmen: Tony Kaye Yıl:2011

14. Kalk ve Diren Stand And Deliver Yönetmen: Ramón Menéndez Yıl:1988

15. Hababam Sınıfı (Serisi) Yönetmen: Ertem Eğilmez Yıl:1975

16. Ölü Ozanlar Derneği Dead Poets Society Yönetmen: Peter Weir Yıl:1989

17. Sakıncalı Düşünceler Dangerous Minds Yönetmen: John N. Smith Yıl:1995

18. Billy Elliot Yönetmen: Stephen Daldry Yıl:2000

19. Kara Tahta Takhtesiah Yönetmen: Samira Makhmalbaf Yıl:2000

20. Tepetaklak Nelson Half Nelson Yönetmen: Ryan Fleck Yıl:2006

21. Muhteşem Münazaracılar The Great Debaters Yönetmen: Denzel Washington Yıl:2007

22. Koro Les Choristes Yönetmen: Christophe Barratier Yıl: 2004

23. Sevgili Öğretmenim Mr. Holland’s Opus Yönetmen: Stephen Herek Yıl:1995

CORONAVIRUS İLE EĞİTİM SEKTÖRÜ


Salgın hızla ilerliyor. Tüm sektörler gerekli tedbirleri almalı özellikle #eğitim sektörü alternatif #öğrenme platformlarını #LMS hazır hale getirmelidir.

egt #edu #eğitim #k12 #school #öğretmen #liderlik #egitim #educhat #coronavirus #corona #koronavirüs #COVID19 #edtech

BAŞARIYA GİDEN YOL “BAŞARISIZLIKTAN” GEÇER


Başarısızlığa uğradığımızda, başarısızlığımızın nedenlerini düşünüp tekrar denemeler yapmalıyız, zaten olacağı buydu, yapamadım, olmuyor gibi bahanelere sığınmamalıyız …

Eğer yapacağımız bir işte hiçbir yenilgiyle karşılaşmadan sonuca gitmişsek, aslında o alanda her şeyin öğrenmiş saymamalıyız kendimizi… Çünkü başarının basamakları başaramadıklarımızdan oluşur..

Başarısızlık bizi deneyim ve tecrübe sahibi yapar ve başarının gerçek değerini öğretir. Başarısızlıklarımızdır, Başarımıza anlam katan, başarının tanımıdır belki de başarısızlıklarımız..

Her başarısızlık aslında vazgeçemeyenler için başarıya olan özlemi daha çok önemsetir ve özletir…

Başarısızlıklarımız bir tür eleştiridir başarı yolunda, bize nerede yanlışlıklar yaptığımızı nerede yavaş kaldığımız nerede fazla hızlı olduğumuzu gösterir.

Yenildiğimiz bir takımla tekrar karşılaşacağımız zaman önceki maçta niçin yenildiğimizi, nerede eksi kaldığımızı, şimdi nasıl oynamamız gerektiğini ve takım arkadaşlarımızla önceki hatalarının yapılmaması gerektiğini konuşuruz. Eğer sonuçta kazandıysak, fark ederiz ki; ilk karşılaştığımız da yendiğimiz de ki başarıdan duyacağımız sevinçten daha katmerli bir sevinç duyduğumuzu…

Başarısızlıklarımız takım ruhumuzun oluşmasında bize eksiklerimizi gösterir ve tam bir takım oluşturmamızda bize yardımcı olur.

Biz insanları mükemmel değiliz, başarısızlıklarımızı gereğince değerlendirme erdemine varırsa; yelkenlinin rüzgarın gücünü kullandığı gibi bizde başarısızlıklarımızı, kamil insan olma yolunda rüzgar olarak kullanırız…

Başarısızlıklarımız sayesinde; aklımızı, zekamızı, düşünme yeteneğimizi daha faal kullanırız, çünkü direk başarılarda kendimizi yeterli görürüz, bu da bizi rehavete götürür, zayıf yanlarımızı tamir imkanını bulamayız…

Girişimcilere baktığımızda çoğunlukla başarı hikâyelerini okuyoruz.

 Girişimcilerin nasıl yükseldiğini ve girişimlerini nasıl zirveye çıkardığı haberlerini az çok tahmin edebiliyoruz.

Ancak başarıya giden yolun başarısızlıklardan edinilen tecrübelerle dolu olduğunu unutmamamız gerekiyor.

Bu sefer karşınızda başarısızlık hikâyeleri var.

 İşte size dünya çapında başarıya ulaşmış girişimcilerden örnek başarısızlık hikâyeleri;

Hiten Shah (KISSmetrics Kurucu Ortağı):

“Hiç faaliyete geçmemiş bir şirket için 1 milyon dolar harcadık”

KISSmetrics Kurucu Ortağı Hiten Shah yaşadığı bir başarısızlığı şöyle anlatıyor; “Şirketimizin diğer kurucu ortağı ve ben, hiçbir zaman faaliyete geçirmediğimiz bir internet hosting şirketi için 1 milyon dolar harcadık. Bizler çok fazla mükemmeliyetçiydik ve müşterilerimizin ne istediklerini anlamadan, yapabileceğimiz en mükemmel ürünü ortaya çıkarmaya çalıştık. Fakat artık, finansımızı akıllıca yönetmeyi, en uygun şekle sokmayı ve müşteri memnuniyetine odaklanmayı öğrendik.”
Hilten, bu başarısız deneyimden sonra KISSmetrics ve Crazy Egg isimli, iki tane çok başarılı şirket kurdu.

 Başaralı insanların hayatlarımıza baktığımız çok kereler başarısızlıkla karşılaştıktan sonra başarılı olmuşlar, dahası başarılı oldukları alanda uzun soluklu  kalabilmişlerdir…yılanla, kartalın zirve yolculuğu gibi, kartal dağın zirveye uçarak gelmiştir, bir taş attığınızda kartal zirveyi uçarak terk eder ama yılan dağın zirvesine  sürünerek bin bir meşakkatle geldiği için saklanacak deliği bilir ve hemen deliğe girer tek etmez zirveyi.

DOĞRULUK NELER DOĞURUR


Kendi aramızda  sohbet ettiğimizde lafın ortasında  yakınmaya başlarız, insanların doğru olmadığını söyler, yapılan işleri hileli olduğunu anlatır, verilen sözlerin zamanında yerine getirilmediğini vurur dururuz  da, bu yalancı nerede..

Yoksa bizler yanlışlara öylesine daldık da, herkesi ve her şeyi  yanlış mı görüyoruz. Çevremizde “eli ayağı” düzgün birini görsek, bir küçümseme, burun kıvırma, söylediklerini basite alma durumu hasıl oluyor bizlerde…

Nedense anlattıklarına yalan dolan katan, abartan insanlara, yaptıklarını öven insanlara karşı içimizden kızsak ta dikkatimizi o yöne daha çok yoğunlaştırıyoruz…

Neden insanlar doğru söyleyenden ziyade yalan konuşana daha çok itibar eğlimindedir… bence; doğru yalın ve düz var olanı söyler, yalancı bizim hoşumuza gideni söyler, herkesi için sen iyisin, güzelsin, beceriklisin…

Doğruluk büyük meziyet ister, bu çok ender insanda bulunur ve çok ender itibar edilir doğruya, çoğumuzda bu meziyetten fazla olmadığından, kendimizi tatmin edecek yalanlardan doğru çıkartırız ve zamanla bu yalanları kanıksarız doğru diye… Mesala çok genç görünüyorsun “yalanına” hemen inanır hem de hoşumuza gider… insan olduğu yaştadır aslında, karşındaki seni kandırıyor ama senin hoşuna gidiyor diye yalanı kabul ediyorsun. Farkında olmadan doğrudan, doğrudan uzaklaşıyorsun…

İçi dışı yalan dolan olan insanlardan oluşmaya başlıyor toplum, sonra ne huzur kalıyor ne güven ne mutluluk… çekingen, yorgun, korkak, stresli insanlar topluluğu… dikenli bir yol oluyor bizim için hayat, yolda yürürken hep şikayet etmeye başlarız; Elimize ,dizimize, gözümüze diken batıyor diye…

Yalan söylediğini nasıl anlarım?

Yapılan araştırmalara göre, insanların yaklaşık %60’ı, 10 dakikalık tipik bir sohbet esnasında ortalama 2-3 yalan söylüyor… Yalan söylemiyoruz! Bize güvenebilirsiniz!

Bugün kaç kişi ile konuştunuz? Muhtemelen çoğu yalan söyledi size – ve bunu birden çok kez yaptılar. Kabullenmesi güç bir gerçek olsa da ne yazık ki en yakın arkadaşlarınız ve iş arkadaşlarınız düzenli olarak yalan söylüyorlar. Yapılan araştırmalara göre, insanların yaklaşık %60’ı, 10 dakikalık tipik bir sohbet esnasında ortalama 2-3 yalan söylüyor.

Haas İşletme Okulu’ndan Dr. Leanne ten Brinke tarafından yürütülen bir araştırmaya göre, söz konusu yalanları fark etmek olduğunda birçoğumuzun içgüdüleri oldukça iyi olsa da, kendimizi sezgilerimizin söylediklerine inanmamaya ikna etmeye dair bir eğilimimiz var.

Neyse ki Dr. Brink’in çalışması, insanların dürüstlüklerine dair doğru değerlendirmeler yapmada kullanabileceğimiz objektif ve kanıtlarla desteklenen fizyolojik ve davranışsal değişimlere işaret ediyor.

Yolda yürümek zorundayız ama şu dikenler olmazsa diye mızmızlanmaya başlıyoruz. Acaba dikenleri o yola kim döşedi, sadece başkaları mı…

Yoksa Kendi ektiğimiz tohumlar, diken olarak mı yetişti ve o dikenler canımızı mı acıtıyor, hayatımızı zehir mi ediyor, o zaman daha en başta tohum ekerken doğruluğu, sade doğruluk tohumunu ekeceğiz ki hayatımız gül bahçesine dönsün… kendimize güven gelsin hayatta zevk alalım ve çevremize ışık saçalım, insanlara örnek olalım, doğruluğun hazine olduğunu onlara gösterilim… Bu devir de mi?  evet, zorda olsa…

HAYALLERİMİN İZİNDEYİM


 

Kalabalıkların yolunu bırakıp yüreğinin sözüne kulak veren,  daima yüreğinin söylediği doğruyu takip edenler, hayalini kurduğu insan olmaya doğru  yol alırlar. 

Hayalleri olanın geleceğe mesajı var demektir ki, hayattın şu keşmekeşliğine ve olumsuzluklarına rağmen pes etmeyen inadına inadına yaşamayı seçen ve hayata yenilmeden sonuç da galip geleceğini bilendir..

Hayal kurduğunuz kadar yaşıyorsunuz ve mücadeleniz devam ediyor demektir, bu da insan pozitif enerjiler yükler, heycanınızı canlı tutar, hayattan daima zevk alırsınız. Hayaliniz varsa Yeriniz de saymasınız, enerjinizi kendinizi hayata küstürmek için harcamanıza izin vermez hayaller. 

İnsan aslında ne zaman ölür bilir misiniz hayalleri bittiği zaman,  hayallerimizin peşini bırakmayalım, bırakırsak ezilir, yeniliriz ve küseriz ve kolaycı insanlar gibi hep bahaneler üretir, eğerlere sığınır ve zaman yenik düşüp bir zavallı gibi yok olur gideriz.

Tüm hayallerimiz gerçek olacak diye de bir beklenti içinde olmamızda çok doğru bir tutum değildir,  gerçekleşenler olacak gerçekleşmeyenler olacaktır ama peşine düşmezsek hiç biri gerçekleşmeycektir…

Geçmişte başaranlar hep hayalı olan insanlardır, Fatih İstanbul u almayı hayal etmeseydi, İstanbul’u feth edebilirmiydi, uçamayı hayal etmeselerdi…  

Çevreniz hayal “kırma” avcılarıyla dolu, sakın onların sözlerine kulak asmayın ve onlar gibi olmanız gerektiği telkinine kanmayın… siz  hayalleriniz peşinden koşmaya devam edin… 

Aşağıdaki YouTube Kanalımdaki video izleyebilir siniz.

HAYALLERİMİN İZİNDEYÜM

Eğitim Teknolojileri Derneği Kuruldu. EGITEKDER


Merhabalar ,

Geleceğin Teknolojisi, Bugünün Eğitiminde…

Ayrıntılar ve üyelik için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız.

http://www.egitekder.org

   

 

Peki… “Mış gibi” yapmaya devam ediyor musunuz?


ZEYNEP KURMUŞ HÜRBAŞ HANIMA KATKILARINDAN DOLAYI ÇOK TEŞEKKÜR EDERIZ.

https://www.facebook.com/zkurmus

Bugün hepinizin şu veya bu şekilde görmüş olduğunuz Kobane’li Aylan için (3 yaşındaymış bu arada ve 5 yaşındaki abisi Galip ile beraber boğulmuşlar, Aspat’ta) hepinizin vicdanı sızladı di mi? Nefessiz kaldım ben her gördüğümde. Halbuki ne güzel hayallarle geçebiliyor günler, insanın nefesini kesecek o kadar güzel şeyler var ki aslında…Peki… “Mış gibi” yapmaya devam ediyor musunuz? Üzülüp ertesi gün hala hiç bir şey yapmıyorsanız, içinize bir daha bakın, ne olur.

Özellikle geçen yıl Sinan Batuhan Rana ve Umit sayesinde “e yapacak bir şeyler var, elimizi taşın altına koyabilmemiz için hareket etmeliyiz” mesajını ben her gün gerçekleştirmeye çalışıyorum. Hayatımızda bir şeyleri paylaşarak (ama sosyal medyadan paylaşmak sayılmıyor bakın), bir emeğe, amaca, bir şeye destek olmak gerekiyor. “Mış gibi” yapmayı bırakmak gerekiyor.

Bu gece nefesim kesildikçe bu kısa listeyi hazırladım. Public yaptım. Paylaşmadan önce sizden ricam, bu listeden en az bir tanesine bir şekilde katkıda bulunun. Paypal’den, kredi kartınızdan para yollayın. Gönüllü olun. Bir şeyler yapın. Ne yaptığınızı da buraya yorum olarak yazın. Ne yapacağınızı yazın. Bir şeyler yapın. Benim bulamadıklarımı da yorum olarak ekleyin, ben de bunu güncelleyeyim.

http://www.moas.eu/donate/ 

Avrupa Birliği’nin Akdeniz’deki mülteci arama kurtarma bütçesi 2/3 kesilince, kendi paralarıyla bir gemi alıp binlerce mülteci kurtaranların kurduğu bir ekip. Doctors without Borders da onlarla. Ben buraya bağış yaptım.

Edit: Paypal’i olmayanlar için kredi kartıyla bağış yapabilecekleri başka bir link: https://secure.acceptiva.com/?cst=825812

https://www.facebook.com/halklarinkoprusu

İzmir’deki Suriyeli mülteciler için barınma, sığınma, bilinçlendirme çalışmaları yapıyorlar. Gidip gönüllü olabilir, maddi, ayni bağış yapabilirsiniz. Eczacı arıyorlar mesela şu aralar. Tarama çalışmalarına katılabilirsiniz, piknik yaptıklarında börek götürebilirsiniz.

http://yabangee.com/…/next-week-happy-hour-fundraiser-for-…/

Yabangee sık sık mültecilere yardım projelerine destek oluyor. Mesela 4 Eylül’de saat 7’de Cafe Lumiere’de bir fundraising var, giriş 30TL. Gitsenize. Takip etsenize.

Contact us

Yabangee’nin de desteklediği Small Projects İstanbul hep gönüllü, kırtasiye malzemeleri arıyor. Bu aralar kıyafet ihtiyaçları yok. Takip edip, Türkçe öğretmek üzere gönüllü olabilir, boya ve kırtasiye malzemeleri iletebilirsiniz.

http://www.unhcr.org.tr/…/t%C3%BCrkiye%E2%80%99de_b%C3%B6lg…

Burada hangi kuruluşun ne yaptığı yazıyor. Okuyun. Mesela deterjan üreten bir firmada çalışıyorsanız, antiseptik pazarlaması yapıyorsanız, kurumsal sosyal sorumluluk kapsamında firmanızın bu resmi kurumlarla iletişimini sağlayıp ayni bağış yapabilirsiniz. Resmi kuruluşların bazılarının ayni destek almadığını iletildi, ancak kurumsal sosyal sorumluluk projeleriyle yine bu desteği verebilirsiniz. Yani Koçtaş’tan duşakabin almakla değil, duşakabin üreticisiyseniz veya konteyner fabrikasında pazalarlama yapıyorsanız hem şirketinizin sosyal sorumluluk projesi olur, hem de faydanız olur.

http://www.hayatadestek.org/tr/

Eski dijital fotoğraf makinanız var mı? Yollasanıza. Mülteci çocuklar kendi hayatlarını fotoğraflasınlar diye mesela. Mimar mısınız? İnşaat işinde misiniz? Diyin ki, elimde 20 tane duşakabin var. Mülteci kampına yollamak istiyorum. Beni yönlendirin.

https://engage.rescue.org/donate/international

International Rescue Committee (sağol Aslı) göçle ilgili bir çok değişik bölgede çalışmalar yapıyor. Yunanistan/Lesbos’daki mültecilere hukuki desteğin dışında barınma vb desteklerde de bulunuyor.

Refugees Welcome International – A new culture of welcome. Worldwide.

Avusturya ve Almanya’da yaşayanlar için evinizi veya evinizinden bir odanızı mültecilere geçici olarak ayırmanızı sağlayan güzel bir çalışma. Zeynep’in beni eklediği bir gruptan geldi.

gezi-revir@hotmail.com (adresi teyit edemedim, sonu co mu com’mu… cevap bekliyorum ama twitter üzerinden @gezi_revir kullanıcı adıyla ulaşabilirsiniz).

Gezi revir oluşumu de belirli geçiş güzergahlarında bir çalışmalar yapmak istiyormuş. Özellikle cankurtaran sertifikası olanlar, amatör veya profesyönel denizcilik ehliyeti, deniz taşıtı olanlar ve sağlıkçılarla iletişime geçmek istiyorlar.

http://www.anadolukultur.org/…/Bekleme%20Odasindan%20Oturma…

İnanılmaz detaylı bir kaynak. Hem somut çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşlarının isimleri, hem detaylı bir durum analizi var. TLDR (çok uzun okumadım) demeyin, saklayıp zamanınız oldukça okuyun. 10. sayfadan itibaren STK’ları kategorik sıralamışlar. Sağlık, hukuk, kültür sanat, eğitim vs diye. Saha hastanelerinden film festivallerine kadar, bir çok detay var. İnceleyip onları da ekleyeceğim. Mesela, önceliği hayatta kalma ve barınma oldukları için mültecilerin eğitime olan bakış açısını okuyun. Çocuklarını okula kaydettirme haklarının olduğunu bile bilmediklerini, bilenlerin de ciddi ayrımcılığa uğradıklarını okuyun. Çocuklarınıza diyin ki, sınıfında Suriyeli bir çocuk görürsen, dilini bilmesen de, seninle konuşamasa da, arkadaş olmaya çalış. Top oynarken çok da konuşmak gerekmiyor ki, saklambaçta edebiyattan bahsetmiyoruz ki.

http://www.dervisbaba.net/suriyeli-cocuklar

Gelmeden önce lütfen telefon açın ya da facebooktan mesaj atın…

Derviş Baba Kahvehanesi de yardıma hazır olduğunu iletmiş. Zaten Suriyeli çocuklara yönelik çalışmalar yapıyorlarmış, siz de destek olabilirsiniz. Ata Özev’den mesaj: 

Evet, mülteciler konusunda yapılacak çok şey var. İstanbul’da bu konuya eğilmiş, 2.000 kadar gönüllüsü olan bir dernek de.

Bize el vermeye ne dersiniz? Sırf bu fotoğrafa uzun uzun bakabilmeniz için bile değer:

Derviş Baba Cihangir… 

Kuloğlu Mah. Altıpatlar Sok. Çanakkale Apt. No:5/A Firuzağa – Cihangir

0545 653 3030

https://www.facebook.com/JoinCalAid

CalAid Calais’teki mültecilerin sığındığı kampalara destek olabilmenizi sağlamak için crowdfunding yapıyor. Türkiye’deki mülteci kamplarıyla ilgili para veya bağış yapabileceğimiz bir yer de arıyorum, yukarıdaki PDF’teki resmi kurumların dışında:

https://crowdfunding.justgiving.com/CalAid

https://www.change.org/p/dimitris-avramopoulos-e…/u/13001844

Burada da Neslihan Özgüneş’in başlattığı imza kampanyası var. Dün gece change.org’da “mülteci” diye arattığımda karşıma çıkan korkunç imza kampanyalarına karşı ilaç gibi. Ozlem iletti.

http://www.gundemcocuk.org

Türkiye’deki mülteci kamplarındaki çocuklara psikolojik destek veren bir projeleri var. Güncel bir proje mevcut mu göremedim, ama gerçekten şeffaf bir oluşum. Özellikle şu linkteki eyleme çağrı basamaklarına bakabilir, gönüllü destekte bulunabilirsiniz: http://www.gundemcocuk.org/…/urfa-suructa-kamplarda-yasaya…/

http://gocmendayanisma.org/

Buradan Lampedusa sözleşmesine ulaşabilir, bilgilendirme broşürleri basıp, çantanızda, arabanızda taşıyabilir, mültecilere iletebilirsiniz.

http://www.mavikalem.org/calismalarimiz/

Burada da mültecilerle ilgili, özellikle kadın ve çocuk odaklı çalışmalar yapılıyor. Gönüllü olabilir, ayni, maddi destek yapabilirsiniz.

Ana Sayfa

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği aşı kampanyalarından film gösterimlerine, üreme sağlığı eğitimlerinden çocuklara yönelik hayat algısı çalışmalarına bir çok güzel işe imza atmış. Buradaki yorumlardan geldi bu güzel oluşum. Maddi destek verebilir, gönüllü olabilirsiniz. İlla pedagog olmanıza gerek yok. Muhasebe bölümüne haftada bir saat gidip dosyalamaya, zarf kapamaya bile yardım edebilirsiniz. İdari işlere yardıma kimse hayır demez.

http://www.multeci.org.tr/haberdetay.aspx?Id=119

Web sitesindeki haberler çok güncel olmasa da, özellikle hukuki destek konusunda yardıma ihtiyaçları olduklarını görebilirsiniz. Halkların Köprüsü ile beraber çalışmaları da var.

http://www.gofundme.com/greecerefugee2015

Burada da bir kısım Amerikali öğrencinin başlattığı bir fonlama projesi var, Lesvos ve Midilli’ye ulaşabilenlere destek olmaya çalışıyorlar.

Zorunlu edit: Dün geceden beri gelen destek mesajları, katılımcılık, paylaşımcılık iyi yürekli, vicdanlı insanların varlığını görmek çok çok güzel. Ancak 13 saatte gelen 1000+ arkadaşlık isteğinin hepsine cevap veremedim. Ben profilimde genelde kedi fotoğrafları filan paylaşıyorum, isterseniz “follow/takip et” sistemiyle bunun gibi “herkese açık” paylaşımlarımı takip edebilirsiniz. Çok çok sevgiler, z

Daha keyifli edit: onedio, Diken, Uzunçorap ve adını unuttuğum bir çok sitede paylaşılmış bu post. Ne güzel!

Editlere devam: İngilizcesi için:

  

25.KOÇ BT GÜNÜ 2015 


Koç holding BT grubunun ,

25.KOÇ BT GÜNÜ 2015 yılının birincisi,

“Dijital Dönüşüm “ana teması ile Yapılıyor,

Türkiye’de şirketlerin Dijitalleşme Oranı yapılan çalışma ile %53’dir.

Ayrıca “Dijital Dönüşüm ve Donanım” Başlıklı bir panelde Gerçekleştirildi.

   
     

 
   

  

DEĞIŞEN DÜNYA & DEĞIŞEN MESLEKLER


Koç Özel lisesinde 22. meslekler günü.

Konuşmacı Prof.Dr. Deniz Ülke ARIBOĞAN

DEĞIŞEN DÜNYA & DEĞIŞEN MESLEKLER



KOÇ BT GÜNLERİ


Koç 23.BT GÜNÜNE KATILDIK. Güzel geçti.

20140523-220019-79219773.jpg

20140523-220019-79219144.jpg

20140523-220018-79218926.jpg

20140523-220019-79219979.jpg

20140523-220019-79219556.jpg

20140523-220019-79219345.jpg

20140523-220020-79220406.jpg

20140523-220020-79220191.jpg

20140523-220020-79220618.jpg

20140523-220021-79221136.jpg

20140523-220020-79220960.jpg

20140523-220021-79221313.jpg